Archive | Haberler

Korkmaz’ın ciro hedefi 130 milyon dolar

Tags:

Korkmaz’ın ciro hedefi 130 milyon dolar

Posted on 01 April 2012 by admin

Paslanmaz çelik mutfak eşyaları ve elektrikli ev aletleri alanında üretim yapan Korkmaz Mutfak Eşyaları, bu yıl yüzde 32′lik büyüme hedefi belirledi. Yılda 1.5 milyon ton çelik tencere üreten şirket 2011 yılını 97 milyon TL ciro ile kapadı. 2012′de 130 milyon dolar ciro hedefleyen Korkmaz’ın Gebze’de yapımı devam eden elektrikli ev aletleri fabrikasını 2013 yılında faaliyete geçecek.

Korkmaz Mutfak EşyalarıYönetim Kurulu Üyesi Kerim Korkmaz, 40 yılı geride bıraktıklarını söyleyerek, “Gebze’de yapımı devam eden elektrikli ev aletleri fabrikası için 25 milyon dolar yatırım yaptık” dedi. Tesisi, 2013 yılında faaliyete geçirmeyi düşündüklerini vurgulayan Korkmaz, “30 bin metrekare kapalı alanda 300 kişiyi istihdam edeceğiz. Çalışan sayımız 600′e çıkacak” diye konuştu.

İstanbul Sancaktepe ve Kandıra’da üretim yaptıklarını ifade eden Korkmaz sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerika’dan Güney Kore’ye Norveç’ten Afrika kıtasına geniş bir yelpazede ürünlerimizi tüketicilerle buluşturuyoruz. Gebze ve İstanbul olmak üzere 2 adet mağazamız var. Boyner, YKM, TEKNOSA, EVKUR gibi büyük perakende zincirlerle çalışıyoruz. Mağazalaşma çalışmalarımıza hız vereceğiz. Türkiye’nin her bölgesinde 160 noktada servisimiz var.”

Her yıl 200 farklı ürün

Sektörün 2.5 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığına işaret eden Korkmaz, Günde 7 bin adet tencere ve 1.500 adet çaydanlık ürettiklerini kaydetti. Korkmaz, elektrikli ev aletleri üretiminde de 3 bin rakamına  ulaştıklarını söyledi. Her yıl yaklaşık 200 farklı ürünü piyasaya sürdüklerini ifade etti.

Comments (0)

Çeltikte uçağın yerini alacak makina tasarladı

Tags: , ,

Çeltikte uçağın yerini alacak makina tasarladı

Posted on 01 April 2012 by admin

Pratik bir çeltik hizmet makinesi tasarlayan Teknikel Motor, yıl sonunda seri üretime geçmeyi planlıyor.

Çeltik hizmet makinesi tasarlayarak proje olarak KOSGEB’e sunduklarını belirten Teknikel Motor Genel Koordinatörü Mehmet Tokatlı, projede bu yıl sonunda seri üretim için yatırım çalışmalarının başlayacağını söyledi.

Tarımda geniş alanlarda, zirai mücadele uçakları kullanımının yasak olduğunu ve bölgede çeltik tarımında büyük sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Tokatlı, uçağın yerini alacak, çamur çeltik tarlalarında batmadan gidebilecek kadar hafif, yedek parçası bol ve pratik bir çeltik hizmet makinesi tasarladıklarını dile getirdi. Tokatlı, tasarladıkları makinenin ekim, gübre ve ilaçlamada kullanılabileceğini ifade etti. Makineyi, prototip hazırlayarak ve bir traktörden modifiye ederek çalıştırdıklarını açıklayan Tokatlı, projeyi KOSGEB kapsamında bir Ar-Ge projesi şekline getirerek destek olmaya hak kazandıklarını söyledi. Türk Patent Enstitüsü’ne başvurarak makineni patentini aldıklarını da kaydeden Tokatlı, projenin 2012 yılı sonu itibarıyla sonlanacağını ve seri üretimi için yatırım çalışmalarının başlayacağını bildirdi.

Hububat kurutma makinesinin yanı sıra çeşitli tarım alet ve makineleri yedek parçaları ürettiklerini anlatan Tokatlı, ayrıca oto gaz dönüşümü hizmetinin yanında ithal marka hububat kurutma makinesi revizyonu yaptıklarını söyledi. Ağırlıklı olarak 2011 yılını, hazırladıkları çeltik hizmet makinesi projesinin Ar-Ge çalışmalarıyla geçirdiklerini belirten Tokatlı, 2012 yılında bu projenin seri üretim çalışmaları ve yatırım çalışmalarını yapacaklarını ifade etti. Tokatlı ayrıca, firma olarak üretimin artırılarak ürünün yurtdışı pazarında tanıtım ve pazar çalışmalarını yapacaklarını aktardı. Yurtdışına hububat kurutma makinesi ihraç ettiklerini de söyleyen Tokatlı, Rusya’ya ve Bulgaristan’a ihraç edilen ürünlerinin dışında, ürettikleri çeşitli makine parçalarının, başka ihracatçı firmalar tarafından yurtdışına gönderildiğini kaydetti.

Edirne’de ağırlıklı olarak çeltik, buğday, ayçiçeği tarımı yapıldığını dile getiren Tokatlı, “Bu tarımsal üretimlerin çıktılarını işleyen çeltik fabrikalarının, un fabrikalarının ve bu fabrikaların yan ürünlerini değerlendiren yem fabrikalarının, tarımsal anlamda mekanizasyonlarını sağlıyoruz” dedi.

‘Çevreyi dikkate alan ürünler ön plana çıkacak’

Çeltik kurutma makinelerinin motorin, LPG ve kömür yakıtıyla ısıtıldığını ve en ekonomik olanın kömür olduğunu kaydeden Tokatlı, “Ancak kömür çevreye zarar veriyor ve kömürle uzun zaman alan bir kurutma işlemi gerçekleştiriliyor. Biz kömüre alternatif olarak hububat kurutma işleminde alternatif enerjilerin kullanılması yönünde Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalarımız olumlu sonuçlanırsa, hem çevreye daha uyumlu makineler yapılacak hem de mevcut makineler bu yönteme çevrilerek zamandan tasarruf edilecek ve bu sayede mevcut makinelerin performans ve kapasiteleri artırılarak daha ekonomik olan makine miktarı artış gösterecek” dedi. Tokatlı, şöyle devam etti:

“Gelecekte tarım ve tarıma hizmet eden makine donanım sektöründeki ürünlerin, çevreyi ön planda tutan ürünlerinin önem kazanacağını düşünüyoruz. İnovatif ürünler geliştirilmesi noktasında sektördeki üretici firmalar, henüz yeterince başarılı değil. Firmalar, daha çok var olanların benzerini yapma yönüne gidiyor.”

Sektörün gelişimini hızlandırmak için firmalara ve sektör örgütlerine görev düştüğünü savunan Tokatlı, Ar-Ge kuluçka merkezlerinin hükümet tarafından desteklemesi gerektiğini söyledi. Sektörde yaşanılan sorunlara da değinen Tokatlı, yurtdışıyla rekabet imkanlarının kısıtlı olması, üniversitelerin bilimsel araştırmalara yeterince yöneltilememesi ve bu bilimsel bilgilerin teknoloji bağlamında sektörle buluşturulmasının sağlanamaması olduğunu savundu. Tokatlı, sektörel gelişim açısından bu adımların atılması gerektiğini kaydetti. Tokatlı ayrıca, üretim maliyetleri ile enerji fiyatlarının yüksekliği ve kalifiye eleman sıkıntısı sorunu yaşandığını da kaydetti.

Comments (0)

Adel yeni fabrika kurmaya hazırlanıyor

Tags: ,

Adel yeni fabrika kurmaya hazırlanıyor

Posted on 28 March 2012 by admin

ADEL Kalemcilik Genel Müdürü Taner Dursun, 2011 yılında sektörün üzerinde bir büyüme trendi yakalayan şirketin yeni bir atılım dönemine girdiğini açıkladı.

Alman ortakları Faber-Castell ile Rusya pazarında bir satış ve pazarlama şirketini faaliyete geçirdiklerini, Türkiye’de ise yeni bir üretim tesisine taşınmayı planladıklarını belirten Dursun, “Yeni fabrikayla üretim kapasitemizi ve operasyonel verimliliğimizi artırmayı, yeni ürünlerin üretimine girebilmeyi hedefliyoruz. Yeni fabrika faaliyete geçtiğinde, istihdamda da artış olacak. Bu proje konusundaki hazırlık çalışmalarımız sürüyor. Fizibilite ve proje çalışmalarından sonra, Yönetim Kurulu tarafından yatırım kararı alınması halinde harekete geçilecek” diye konuştu.

Rusya pazarına iddialı girdi

Taner Dursun, Alman ortakları Faber-Castell AG ile Rusya’da yüzde 50-50 ortaklıkla 2.6 milyon dolar toplam sermayeyle kurdukları ‘Faber-Castell Anadolu’ unvanlı şirketin satış faaliyetlerine başladığını açıkladı ve bu yatırım hakkında şu bilgileri verdi:

“Anadolu Grubu’nun Rusya pazarındaki deneyimini arkamıza alarak; 142 milyonluk nüfusuyla büyük potansiyel taşıyan Rusya pazarında kırtasiye sektöründe etkin olmayı hedefliyoruz. Son yıllarda Rusya kırtasiye pazarında hızlı bir gelişim yaşanıyor, 1990’lı yıllarda ağırlıklı olarak yerel üretim ürünler ile ucuz Uzakdoğu kaynaklı ürünlerin satıldığı bu pazarda, 2000’li yıllarda hızlı bir büyüme ve değişim yaşandı, tüketici tercihi giderek markalı ve kaliteli ürünlere yöneldi. Ancak, hala satılan ürünlerin büyük bölümü ucuz mal grubuna giriyor. ADEL Kalemcilik olarak fırsatlarla dolu böyle bir pazarda dünyanın önde gelen kırtasiye üreticilerinden olan ortağımızla birlikte yatırım yapmaya karar verdik.”

2011 yılında yüzde 22 büyüdü

Türk kırtasiye sektöründe yüzde 13 pazar payı ile lider olduklarını belirten Dursun, “”2011 yılını yüzde 22 artışla 136,1 milyon TL net ciroyla kapattık. İhracatımız bir önceki yıla oranla yüzde 13 artarak 4,55 milyon dolar olarak gerçekleşti. Net kar ise yüzde 19,5 artarak 26 milyon TL’ye ulaştı. 2012 yılında da yine çift haneli bir büyüme öngörüyoruz” dedi.

Kaynak : Hurriyet

Comments (0)

Oğuz Gıda Daren’i tüm Türkiye’ye içirecek

Tags: , , ,

Oğuz Gıda Daren’i tüm Türkiye’ye içirecek

Posted on 28 March 2012 by admin

Daren markası ile meyve suyu üretimi yapan Oğuz Gıda, hedef büyüttü. Yeni dönemde pazardaki etkinliğini iki katına çıkartmak isteyen firma, bunun için yeni ambalajla piyasaya çıkmaya hazırlanıyor. Oğuz Gıda’nın en büyük hedefi ulusal bir marka olmak.

Gazlı hat üretim makinelerini geçtiğimiz haziran ayı içerisinde devreye aldıklarını ve kapasitelerini yüzde 40 artırdıklarını ifade eden Oğuz Gıda San. ve Tic. AŞ Genel Müdürü Osman Nuri Oğuz, 1 litre tetra pak meyve suyu makinesinin kurulum aşamasında olduğunu bildirdi. Bununla birlikte ‘Daren’ markasıyla ürettikleri meyve suyunda çok modern bir yeni ambalajla piyasaya çıkmaya hazırlandıklarını aktaran Oğuz, “Meyve suyu satışlarımızı iki katına çıkarmayı ve Daren’i ulusal bir marka yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Sektöre tetra pak karton kutuda meyve suyu üretimiyle adım attıklarını hatırlatan Oğuz; Adana ve Sakarya’da bulunan fabrikalarında meyve suyu, süt ve gazlı içecek; Bolu Abant’ta bulunan fabrikalarında ise meyveli ve sade maden suyu ürettiklerini dile getirdi. Çalışmalarını ‘Daren’ markası altında toplayarak, sektördeki bilinirliklerini artırmayı amaçladıklarını kaydeden Oğuz, en büyük hedeflerinin ‘Daren’i ulusal bir marka haline getirmek olduğunu aktardı. Oğuz, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:

“Şu an üç ayrı fabrikamızda üretimlerimizi sürdürüyoruz. Daren markasıyla tetrapak ambalajda Daren meyve nektarı, limonata, tetra pak ambalajda Daren Süt, pet şişede Daren meyveli içecek ve cam şişede Daren meyve aromalı maden suyu üretiyoruz. Bunun yanında; Sodabant markasıyla maden suyu, Fresso markasıyla da gazlı içecek üretimimize devam ediyoruz. Oğuzgold ve Meyvit markalarımızla meyve aromalı içecek üretiyoruz. Aromalı içecekte Oğuzgold markası ile pazar lideriyiz.”

Hem Adana hem de Sakarya fabrikalarında üretim yapmanın lojistik maliyetleri düşürmek anlamında avantaj sağladığına işaret eden Oğuz; Adana fabrikasından Akdeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’ne, Sakarya fabrikalarından da Marmara, Ege ve Karadeniz Bölgesi’ne ürün sevkiyatı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Fason üretimde de ciro artışı sağladıklarına değinen Oğuz, “BİM’in gazlı içecek, Şok marketin meyve suyu ve maden suyu üretimi ile DiaSa’nın limonata ve ice tea üretimini yapıyoruz” dedi.

Libya en çok ürün gönderdiğimiz ülke

Abant’ta bulunan maden suyu fabrikalarında kapasite artırdıklarını da dile getiren Osman Nuri Oğuz, “Ciromuzda her yıl yüzde 15 oranında artış sağlıyoruz. Bununla birlikte ihracat payımızda da önemli mesafeler kat ettik. Libya, iç savaş sonrası en çok ürün gönderdiğimiz ülke konumunda. Irak ve Afrika ülkeleri pazarında da satışlarımızı her geçen gün artırıyoruz” şeklinde konuştu.

Comments (0)

Tırsan’ın hedefi Avrupa treyler pazarında ilk üçe girmek

Tags: , , , ,

Tırsan’ın hedefi Avrupa treyler pazarında ilk üçe girmek

Posted on 22 March 2012 by admin

Treyler üretiminde sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da önemli bir oyuncu olmayı hedefleyen Tırsan 2014 yılında bu pazarda ilk üçe girmeyi hedefliyor. Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, bu sene tehlikeli madde taşıyan araçlarda üretim hedeflerinin 432 adet olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz sene toplam 6 bin 800 adet treyler üreten ve bunun yüzde 80’ini Türkiye pazarında satan Tırsan, yüzde 20’sini de ihraç etti. İhracatın 2010 yılı ile karşılaştırıldığında yüzde140 arttığını kaydeden Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, “ADR mevzuatına tabi akaryakıt, bitüm ve bunun gibi tehlikeli madde taşıyan araçlarda da 2011 yılında üretim adedimiz 297 olarak gerçekleşti. 2011 yılında sadece akaryakıt tankeri yurtiçi satış adedimiz 176 oldu. Yurtdışı pazarlarda ise en büyük ihracat pazarımız Almanya. 2012 yılında tehlikeli madde taşıyan araçlarda üretim hedefimiz 432 araç olarak planlandı” dedi.

2011 yılına genel olarak bakıldığında 2009 yılında ertelenmiş talebin 2011 yılının ilk altı ayında önemli ölçüde arttığını söyleyen Nuhoğlu, bu sayede toplam pazarın 2011 yılının ilk altı ayında, 2010 yılının toplam satış adedine ulaştığını kaydetti. Tankerde Kassbohrer markasının Türkiye distribütörlüğünü ve üretimini yaptıklarını anlatan Çetin Nuhoğlu, “Kassbohrer akaryakıt tankerlerimiz dünya standartlarında üretilmekte. Tırsan Treyler olarak uluslararası standartları takip ediyoruz ve yurtiçi pazarda müşterilerimize bu seviyede kalite sunuyoruz” şeklinde konuştu.

Tehlikeli madde taşımacığının çok önemli bir iş olduğunu ifade eden Nuhoğlu, bu bilinçle hammadde alımından, aracın müşteriye teslimine kadar her aşamada çok dikkatli ve özenli olduklarını söyledi. Nuhoğlu, Kassbohrer tankerlerin mevzuatların öngördüğü tüm basınç, sızdırmazlık, devrilme gibi testlerden başarıyla geçmek için Türkiye’de bugüne kadar yapılmış olan tüm üretim yöntemlerinden farklılaşarak, Alman teknolojisi ve mühendislik bilgi birikimiyle üretildiğini belirtti. Tüm tankerlerin Almanya TÜV-SÜD tarafından verilen tip onayı ve ADR sertifikalarına sahip olduğunu kaydeden Nuhoğlu, “ADR sertifika süreci, tasarım sürecinden başlayarak kaynak, sızdırmazlık, basınç ve fonksiyonellik olmak üzere birçok testten oluşuyor” dedi.

Tırsan Ar-Ge Merkezi’nde tanker ürün grubuna ait araştırma geliştirme faaliyetlerini sürdüren 10 kişilik özel bir mühendislik ekiplerinin bulunduğunu kaydeden Nuhoğlu, “Bu mühendislerimiz üretim proseslerinin iyileştirilmesi, mevzuatlarda meydana gelen değişikliklerin takibi ve tasarımların bu değişikliklere uygun hale getirilmesi gibi çok kapsamlı projeler üretiyor. Tırsan Ar-Ge Merkezi’nin geliştirdiği Kassbohrer kamyon üstü silindirik tankerin lansmanını Comvex 2011 fuarında yapıldı. Kassbohrer kamyon üstü silindirik tankerimiz, ECE R 111 mevzuatı ile düzenlenen ‘tehlikeli madde taşıyan tankerlerin devrilmeye karşı olan stabilite şartları’nın tarif edildiği mevzuata tam uyumlu olarak yapıldı” açıklamasında bulundu.

Türkiye’de gerek mevzuat gerekse denetim eksikliklerinden dolayı tehlikeli maddelerin çoğunlukla uygun olmayan araçlar ile taşındığına işaret eden Çetin Nuhoğlu, bu durumun karayollarında ‘patlamaya hazır bombaların’ dolaştığı anlamına geldiğini ifade etti.

Tehlikeli madde taşıyan araçlar ile ilgili kaza haberlerinin sıkça duyulduğunu da aktaran Nuhoğlu, bu tür kazalarda can ve mal kayıplarının diğer trafik kazalarından çok daha büyük olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin 2000 yılında yürürlüğe koyduğu R111 Yönetmeliği’ne uyulmasını sıkı denetlediğini belirten Nuhoğlu, “AB, ADR ve R111 mevzuatları şartlarını yerine getirmeyen araçların sadece tehlikeli madde taşımasına değil, topluluk üyesi ülkelerde alım satımına ve damping edilmesine dahi müdahale etmektedir. Ülkemizde ADR yönetmeliğinin denetimini gerçekleştirecek olan resmi kurumun ve yönetmeliğe uygunluk raporu verecek akredite teknik büroların tespiti 2011 yılı itibarıyla yapıldı. 2012 yılı başında sevindirici bir haber olarak da bu kurumun 2013 yılından itibaren TÜV Türk olacağı belirtildi” bilgisini verdi.

“Kullanıcı yanlış yönlendiriliyor”

Teknik konuların ve mevzuatların yürürlüğe alınmasında yavaş hareket edildiğini ve bunun bir boşluk oluşturduğunu savunan Çetin Nuhoğlu şunları söyledi: “Bu durum, ülkemizde ADR’ye uygun tanker’ ürettiğini belirten ancak ADR ve R111 uygunluk sertifika ve belgeleri olmayan üreticilerin üretim yapmasına yol açmıştır. Öncelikle ADR’ ye uygun tanker kavramının geçersiz bir kavram olduğunu belirtmek gerekir. Üzerinde tadilat yapılarak hiçbir tehlikeli yük taşıma aracı ADR’ye uygun hale getirilememektedir. Ülkemizde birçok kullanıcı yanlış yönlendirilmekte ve kendilerine ADR’ ye uygun tanker olduğu söylenen tankerler satılmaktadır. Oysa ki denetim yapacak resmi kurum ve uygunluk belgesi düzenleyecek teknik bürolar belirlendiğinde, şu anda elinde ADR ve R111 sertifikasız tanker bulunan kullanıcılar bu araçları üçüncü dünya ülkelerine ucuz fiyata satmak veya hurdaya çıkarmak zorunda kalacaklardır.”

ADR Yönetmeliği’ne, 2005 yılında Türkiye’nin de taraf olmasının uygun bulunduğunu hatırlatan Çetin Nuhoğlu, yönetmeliğin 2007 yılında kabul edildiğini kaydetti.

Yönetmeliğin iki yıl geçiş süresinin tamamlanması ve iki defa ertelenmenin sonrasında da 2011’de geri dönüşü olmayan bir yola girildiğini anlatan Nuhoğlu, “Durum ülkemizde böyle iken; ADR, Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu tarafından 30 Eylül 1957’de yayımlanmış ve 29 Ocak 1968 tarihinde yürürlüğe girmiştir.  ADR Yönetmeliği taşıma araçları ve üniteleri için 18 Aralık 2010’da yayımlanan yönetmelik değişikliği ile 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girecek. ADR’siz bir araç yatırımı yapıldığında, yönetmelik yürürlüğe girdiğinde geriye dönük olarak aracın belge alması imkansız ve atıl kalma tehlikesi mevcut. ADR’li araç yatırımı şimdiden yapıldığında, yönetmelik yürürlüğe girdiğinde geriye dönük olarak aracın T9 belgesi alması mümkün” diye konuştu.

Comments (0)

İğrek Makine, yıl sonunda yüzde oranında 40 büyüme hedefliyor.

Tags: , , , , , ,

İğrek Makine, yıl sonunda yüzde oranında 40 büyüme hedefliyor.

Posted on 21 March 2012 by admin

İtalyan kalıp üreticisi Fontana ile olan işbirliğiyle dünyanın önde gelen otomobil firmalarına kalıp üreten İğrek Makine, otomotivde patlama yılı olacağı öngörülen 2013 öncesi olası talebi karşılamak adına gerekli laboratuvar, modelhane ve makine yatırımlarını hızla tamamlıyor. Firma, bu yıl devreye alacağı yatırımlarla yüzde 50’ye varan kapasite artışı öngörmesine ilave artan üretim gücüyle yıl sonunda yüzde oranında 40 büyüme hedefliyor.

Geçmiş dönemde Ferrari, Mercedes, BMW, Maclaren ve Porsche gibi dünya markalarına kalıp dökümü sağlayıcısı olarak hizmet veren İğrek Makine, atacağı adımlarla bir taraftan üretim kapasitesini arttırırken, öte yandan bünyesine kattığı yeni müşterilerle büyümesini sürdürüyor. Geçtiğimiz yılı Opel ve Land Rover gibi firmalarla PSA Grubu’na yönelik kalıp üretimi yaparak kapattıklarını belirten İğrek Makine Üretim ve Planlama Sorumlusu Fatih İğrek, bu anlamda yeni firmalarla çalışma fırsatı yakaladıklarını söyledi.

2012’de de yeni müşteri arayışını sürdüreceklerini dile getiren İğrek, bununla birlikte yıl içinde Türkiye’de üretim yapan firmaların projelerine ağırlık vereceklerini, ancak Avrupalı büyük markaların taleplerine de cevap vermeyi sürdüreceklerini kaydetti. İğrek, son dönemde yurtiçi projelerinde güçlenmeye başladıklarına değinerek, Toyota ve Tofaş ile bir süredir yavaşlayan çalışmalarının yeniden hız kazandığını, ayrıca Ford’un V 363 kodlu yeni ticari araç projesinde görev aldıklarını belirtti.

Kaynak : Kobiden

Comments (0)

Şişecam’ın kârı yüzde 53′lik artış ile 741 milyon TL’ye ulaştı

Tags: , ,

Şişecam’ın kârı yüzde 53′lik artış ile 741 milyon TL’ye ulaştı

Posted on 21 March 2012 by admin

Şişecam Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Prof. Dr. Ahmet Kırman, net karın bir önceki yılın net karına göre yüzde 53 oranında artış göstererek 741 milyon TL’ye ulaştığını belirtti.

Şişecam’ın 2011 yılı net satışları bir önceki yıla göre yüzde 18 artışla 4 milyar 979 milyon TL’ye, net karı ise yüzde 53 artışla 741 milyon TL’ye ulaştı.

Şişecam’dan yapılan açıklamaya göre, 2011 yılında 4 milyar 979 milyon TL satış geliri elde eden Şişecam Topluluğu’nun, net karı 741 milyon TL olarak gerçekleşti. Şişecam’ın 2011 yılı net satışları bir önceki yıla göre yüzde 18 artışla 4 milyar 979 milyon TL’ye, net karı ise yüzde 53 artışla 741 milyon TL’ye ulaştı. Şişecam Topluluğunun 2011 yılına ilişkin mali tablolarının İMKB’de açıklanmasının ardından konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Prof. Dr. Ahmet Kırman, “Şişecam Topluluğu’nun 2011 yılı itibarıyla konsolide satışları bir önceki yıla göre yüzde 18 oranında artış göstererek 5 milyar TL’ye yaklaştı” dedi.

Kırman açıklamasında, 2011 itibarıyla, ana ortaklık payına düşen 632 milyon TL konsolide net kar ile toplam 741 milyon TL düzeyinde gerçekleşen net karın önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 53 oranında arttığını belirterek şu noktalara değindi:
“Üretim grupları itibarıyla, net karların 2010 yılına kıyasla kimyasallar grubunda yüzde 74, cam ambalaj grubunda yüzde 24, düzcam grubunda yüzde 18 ve cam ev eşyası grubunda ise yüzde 17 olmak üzere çift haneli artışlar gösterdi. 2011 yılında topluluğumuzun cam ve soda üretimi ise önceki yıla göre, sırasıyla, yüzde 9 ve yüzde 12 oranlarında artışla 3,7 milyon ton cam ve 1,9 milyon ton soda üretimi olarak gerçekleşti.”

Geçen yıla göre bir puan yükselen FAVÖK marjının yüzde 25 olarak gerçekleştiğini ifade eden Kırman, “2011 sonu itibarıyla Topluluğun konsolide FAVÖK hacmi, önceki yılın yüzde 25 üzerinde gerçekleşerek 1,3 milyar TL seviyesine ulaştı. Şişecam bünyesindeki dört üretim grubunun 2010 yılında tatminkar bir düzeyde olan performanslarını, 2011 yılında daha da geliştirerek, cam ev eşyası ve cam ambalaj gruplarında satışları yüzde 15, düzcam grubunda yüzde 20, kimyasallar grubunda ise yüzde 23, oranında artırdık” dedi.

İHRACAT HACMİ 880 MİLYON DOLARA ULAŞTI

2011 yılında ihracatta yüzde 10 artış gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Ahmet Kırman, 880 milyon dolar ihracat hacmine ulaştıklarını, özellikle Türkiye’den yapılan ihracat ile yurtdışı üretimden yapılan satışların toplamını ifade eden uluslararası satışların, toplam konsolide satışlar içindeki payının da yüzde 49 olduğunu belirtti.

“TOPLULUĞUN MALİ YAPISI GÜÇLENMEYE DEVAM EDİYOR”

Topluluğun yeniden yapılandırmaya yönelik faaliyetlerinin 2011 yılı içinde de devam ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Kırman, Beykoz’da bulunan arazinin Holding şirketine devri ve Camiş Elektrik Üretim A.Ş.’nin kısmi bölünmesi suretiyle Mersin Kojenerasyon santralinin Soda Sanayii A.Ş.’ye devrine ilişkin SPK onaylarının alındığını belirtti.

2011 yılı sonu itibariyle konsolide öz kaynaklarının önceki yıla göre yüzde 24 civarında artış göstererek 5,1 milyar TL seviyesine ulaştığını açıklayan Ahmet Kırman, net finansal borcun 596 milyon TL olarak gerçekleşirken, 830 milyon TL yatırım harcaması yapıldığını söyledi.

Topluluğun yeniden yapılandırılmasına ilişkin çalışmaların sürmekte olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kırman, Şişecam bünyesindeki dört Grubun da 2011 yılı performanslarının önceki yılın ciddi oranda üzerinde gerçekleştiğini belirterek sözlerini tamamladı.

Kaynak : Hurriyet

Comments (0)

Kılıç Deniz halka arz için İMKB’ye başvurdu

Tags: ,

Kılıç Deniz halka arz için İMKB’ye başvurdu

Posted on 21 March 2012 by admin

Kılıç Deniz Ürünleri Üretimi yüzde 39.13 hissesinin halka arzı için İMKB ve Sermaye Piyasası Kurulu’na başvurdu. SPK’nın haftalık bültenindeki açıklamaya göre, şirketin nakit olarak artırılacak 5.35 milyon nominal değerli paylarının mevcut ortakların rüçhan hakları kısıtlanarak ve şirket ortaklarının sahip olduğu paylardan toplam 10.7 milyon nominal değerli payların halka arz edilmesi planlanıyor.

Ayrıca, yeterli talep gelmesi halinde şirket ortaklarının sahip olduğu toplam 2.4 milyon nominal değerli payların da ek satış hakkı kapsamında halka arz edilmesi planlanıyor. Ek satış olması durumunda halka açıklık oranı yüzde 45 olacak. İMKB verilerine göre şirketin halka arz sonrası çıkarılmış sermayesi 41 milyon lira olacak.

Kaynak : Reuters

Comments (0)

Eyhan Mobilya, 2 milyon dolarlık ihracat hedefinde

Tags: , ,

Eyhan Mobilya, 2 milyon dolarlık ihracat hedefinde

Posted on 20 March 2012 by admin

Eyhan Mobilya ve Reklamcılık, bu yıl 2 milyon dolarlık reklam ürünü ihraç etmeyi planlıyor.

Ukrayna, Kazakistan ve Azerbaycan’a reklam ürünleri ihracat etmeye başladıklarını söyleyen Eyhan Mobilya ve Reklamcılık firma sahibi Erdem Demirhan, bu yıl 2 milyon dolarlık reklam ürünü ihraç etmeyi planladıklarını ifade etti. Yıl sonunda makine parkını genişleteceklerini vurgulayan Demirhan, Almanya’dan 700 bin Euro’ya 4 bin Watlık lazer makinesi ithal ettiklerini kaydetti. Bu yatırımın Antalya bölgesinde tek olduğunu aktaran Demirhan, “Ancak önümüzdeki dönemde gelişen teknolojiyi müşterilerimize sunmak için mevcut tesisimizde makine parkını genişleteceğiz. Bunun için mevcut dört adet lazer ve bir adet CNC makine bulunan parkımızı yeni ürünlerle büyütüyoruz” diye konuştu.

2008 yılından beri Akdeniz Sanayi Sitesinde faaliyet gösterdiklerini belirten Erdem Demirhan,  5 yıldızlı otel, restoran, villa, ofis dekorasyonu, mimari tasarım ve dizayn konularında iç piyasada yüzde 65’lik pazar payına sahip olduklarının altını çizdi. Koşulsuz müşteri memnuniyeti sağlamak amacıyla çalıştıklarına dikkat çeken Demirhan, 2011 yılının turizm açısından çok iyi geçmesinin işlerini olumlu yönde etkilediğini aktardı.  Bu yıl çalışmalarına sistemli olarak devam ettiklerini vurgulayan Demirhan, şunları ekledi:

“2012 yılının başlarında olmamıza rağmen hedeflerimizin bir kısmını tutturmuş durumdayız. İç piyasada hedeflediğimiz noktadayız diyebilirim. Ancak ihracat ile önümüzü daha iyi göreceğimizi düşünüyoruz. Ukrayna ve Kazakistan ve Azerbaycan reklam ürünleri ihraç etmeye başladık. Ancak bu ülkeler ile sınırlı kalmayı düşünmüyoruz. Pazar araştırmasıyla yeni ülkelere yöneleceğiz.”

Kaynak : Kobiden

Comments (0)

Rıdsan, gözünü ihracata dikti

Tags: , , , ,

Rıdsan, gözünü ihracata dikti

Posted on 20 March 2012 by admin

Rıdsan, 2011 yılında makinelerini yenileyerek, önümüzdeki dönemde ihracata yönelmeye hazırlanıyor. Tig ve lazer kaynaklı 304 / 316 kalite boruları ithal edip Türk sanayisinin hizmetine sunan Rıdsan, 2011 yılında makinelerini yenileyerek, önümüzdeki dönemde ihracata yönelmeye hazırlanıyor.

Özel kalite, boy ve kalınlıkta boru imalatı gerçekleştiren ve ayrıca kalın etli tig kaynaklı boruları da kendine özgü yöntemlerle imal eden Rıdsan, daha hızlı ve kaliteli hizmet sunmak amacıyla makinelerinin yeniledi. Üretimlerini daha hızlı ve kaliteli gerçekleştirmek amacıyla 2011 yılında makinelerinde yenileme yaptıklarını söyleyen Rıdsan Paslanmaz Metal ve Mamulleri Sanayi Satış Müdürü Engin Kaplan, “2011 yılında makinelerimizin çoğunu yeniledik. Yeni teknoloji makinelerle makas, abkant, CNC torna, CNC plazma,  manuel tornala, matkaplar, kaynak makineleri, silindirler ve preslerle açı ayarlı köşe kesme makinelerimizde yaptığımız işleri hem daha seri hem daha kaliteli yapma imkanına kavuştuk. Tabi bu işleri yapmamızda kalıp parkımızın da bir hayli desteği bulunuyor” dedi.

Kriz yılı olarak değerlendirdikleri 2012’de büyümelerini sürdürmek istemekle birlikte, daha çok sektörde ulaştıkları konumu korumayı düşündüklerini dile getiren Engin Kaplan, 2012’ye girmeden hedefledikleri yatırımları gerçekleştirdiklerini kaydetti. Önümüzdeki dönemde Ortadoğu ve Avrupa’ya yönelik ihracat yapma düşüncelerinin bulunduğunu açıklayan Kaplan, ihracatını yapacakları ürünlerin ise ara malı ya da standart imalat malzemeleri olabileceğini söyledi. Rıdsan olarak genel itibariyle Ar-Ge çalışmalarına önem verdiklerini belirten Kaplan, bu çerçevede 2011 yılında bütçelerinin yüzde 25’ini Ar-Ge faaliyetlerine ayırdıklarını belirtti. Kalın etli tig kaynaklı boru üretimlerinin yanında plazmada kesilmiş özel kalınlık ve ölçülerdeki sac satış, firesiz imalat, parça sac veya apkant bükümlü sac, talaşlı imalat, flanş imalatı, silindir bükümlü borular (özel kaynak işleri tig kaynak olarak, paslanmaz ve alüminyum kaynağı) kaynaklı lama bükümlü flanşlar da imal ettiklerini söyleyen Kaplan, ayrıca fittigs mamullerin ithalatını da yaptıklarını aktardı.

Geçen yıl bütçesinin %25’ini Ar-Ge’ye ayırdı

Kriz yılı olarak değerlendirdiği 2012’de büyümesini sürdürmek isteyen ve sektörde ulaştığı konumu korumayı planlayan Rıdsan, Ar-Ge çalışmalarına yatırımlarını sürdürüyor. Firma, bu çerçevede 2011 yılında bütçesinin yüzde 25’ini Ar-Ge faaliyetlerine ayırdı.

Kaynak : Kobiden

Comments (0)